|
|
Genetik Uygulamalar Özelinde Bilmeme Hakkı
Zehra EDİSAN,a Şahin AKSOYb
aSerbest, ANKARA
bDeontoloji ve Tıp Tarihi ABD, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, ŞANLIURFA Gerçek tedavisi olmayan ve ortaya çıkış zamanı önceden tahmin edilemeyen bir hastalığa olan genetik yatkınlığın araştırılması söz konusu olduğunda temel olarak iki tip insanla karşılaşırız. “Bilmek isteyen” ve “Bilgiden uzak durmak isteyen”ler. Bazı insanlar bilmeme isteklerini dile getirmektedirler, ve bu günümüzde bir hak olarak görülmektedir. Bilmeme hakkı ve bununla birlikte kişisel kaderin belirsiz kalması yasal bir haktır. Bu hak insan olmanın temel haklarından çıkartılmaktadır; özellikle kişiliğin serbestçe geliştirilmesi hakkından. Genetik testler ailevi hastalıkların araştırılmasında giderek artan şekilde kullanılmaktadır. Bazı insanlar özel bir hastalığa yatkınlıklarının olup olmadığı konusunda bilgi edinmek için genetik teste başvururken, diğerleri bu yatkınlıktan uzak olduklarını kesinleştirmeye çalışmaktadır. Huntington ebeveynlerden çocuklarına geçebilen genetik bir hastalıktır. Huntingtona yönelik yapılan bir test Huntington genindeki bir değişimi tespit edebilir, fakat yıkıcı semptomlar için bir tedavi sunamaz. Bunun sonucunda bildiklerimizle yapabildiklerimiz arasında bir uçurum oluşur ve şu soru aklımıza gelir; eğer müdahale edemeyeceksek, tedavinin mevcut olmadığı durumda hastalıkla ilgili bilgiyi nasıl kullanacağız? Bu yüzden çeşitli psikolojik sonuçlardan kaçınmak için kişilerin yasal olarak genetik durumlarını öğrenmeme hakları vardır. Bazıları bir genetik hastalık riski taşıdıkları korkusundan uzak yaşamayı tercih edebilirler. Kişilerin bilmeme hakkına sahip olmaları gerektiği konusu genel olarak kabul görmektedir ve bu tercihe saygı gösterilmelidir.Anahtar Kelimeler: İnsan hakları; genetik mahremiyet; hasta hakları; tıp etiğiTurkiye Klinikleri J Med Ethics 2007, 15:153-159
|
|
|
|
|