|
|
Er-râzî Ve Hamîdiye 1013 Üzerine Bir Inceleme
Dr. Ahmet ACIDUMAN,a Dr. Berna ARDAb
aNöroşirürji Kliniği, S.B. Ankara Etlik İhtisas Hastanesi,bDeontoloji AD, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANKARA İslâm tıbbının en tanınmış yazarlarından birisi, Batılılarca Rhazes olarak adlandırılan, Ebu Bekr Muhammed İbn Zekeriya er-Râzî (865-925)’dir. İslâm dünyasının ve Orta Çağ’ların en büyük klinisyeni olarak kabul edilir. Râzî Bağdad okulunda tıp eğitimini aldıktan sonra, Rey hastanesinde hekim olmuştur. Ardından, büyük bir hekim ve değerli bir öğretmen olarak ün kazanacağı Bağdad’a gitmiştir. Râzî öldüğünde tıp, felsefe, din, matematik ve astronomi üzerine iki yüzden fazla kitap bırakmıştır. Bunların üç tanesi büyük önem taşır. El-Hâvî fi’t-Tıbb, el-Kitâbü’t-Tıbbi’l-Mansûrî ve Kitâbü’l-Cederî ve’l-Hasbe. Râzî teorik tıpta Galen’in öğrencisidir, fakat pratik gözlemlerde ve tedavi yaklaşımında kusursuz bir Hipokratisttir. Kimyasal bilgisini tıbba uygulaması nedeniyle iyatrokimyacıların bir atası olarak değerlendirilebilir. İstanbul Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Hamîdiye koleksiyonunda 1013 numara ile kayıtlı bulunan yazma, kütüphane kataloğunda “Râzî’nin tıbbî bir eseri”olarak tanıtılmaktadır. 151 yapraktan oluşan bu eserin her sayfasında 19 satır vardır. Hamîdiye 1013’ün mütercimi, müstensihi ve istinsah tarihi bilinmemektedir. Şeyhülislam Dâmâdzâde Ebul-Hayr Ahmed Efendi (1665-1741)’nin arzuları ile ortaya konmuş ve Sultan I. Mahmud (1696-1754)’a sunulmuştur. Bu makalede, Râzî tanıtıldıktan sonra Hamîdiye 1013’ün incelenmesiyle elde edilen bilgiler sunulmuş ve Hamîdiye 1013’ün orijini ile ilgili tartışma yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: El-Havi, Hamidiye 1013, Kitabü’l-Mansuri, Razi, tıp tarihiTurkiye Klinikleri J Med Ethics 2006, 14:83-91
|
|
|
|
|