24-11-2008

Dergi Hakkında
Yayın Kurulu
Danışma Kurulu
Yazım Kuralları
Yayın Hakları Devir Formu
Online Makale İşlemleri
İletişim
Tıp Etiği-Hukuku-Tarihi Dergisi
ISSN: 1303-4332

 
Eski Anadolu Uygarlıklarında “biyoetik”

N. Yasemin OĞUZ*
* Dr.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji AD, Öğr. Gör., ANKARA



Bu makalenin amacı, biyoetiğin Anadolu’daki köklerini vurgulamaktır. Kuşkusuz Anadolu dünya üzerinde en eski uygarlıklara ev sahipliği yapmış topraklardır. Yapılan arkeolojik çalışmalar ilk çağlardan beri Anadolu’da insan yaşamının olduğunu göstermektedir. Dünyanın en eski yerleşimleri de bu kara parçasında kurulmuştur.
Tarihte geriye doğru gidildikçe kavramlar bulanıklaşır. Özellikle kavramların taşıyıcısı olan dil, alt kümeleri ayrışmamış soyut kavramları iletmekte yetersiz kalır. Bu nedenle bu makalede biyoetiğin, temel insan uğraşlarının etik yönlerini ve toplumsal sorumluluklarını içeren en geniş tanımı kullanılacaktır.
Anadolu’da yazılı tarihin ilk olarak Asur ticaret kolonileri ile başladığı söylenebilir. Ancak Asur Devleti Mezopotamya’da kurulmuş olduğundan Anadolu’nun yazılı tarihinde bildiğimiz ilk devletin Hititler olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Asur ticaret kolonileri ile ilgili olarak elde bulunan yazılı metinlere bakarak, Asurların kurdukları ticaret kolonilerinde oldukça ayrıntılı bir ticaret ahlâkının olduğu, kaçakçılığın hoşgörülmediği ve denetlendiği, engellenmeye çalışıldığı söylenebilir.
Hititler M.Ö. 2000’li yıllarda Anadolu’da 800 yıl süren bir devlet kurmuşlardır. Biyoetiğin ağırlıklı konulardan biri olan tıbba bakılacak olursa, Hititlerin bu açıdan oldukça gelişmiş oldukları görülmektedir. Hititlerde temel etik değerin "temizlik" olduğu söylenebilir. "Temiz" sözcüğü yalnızca somut anlamda "kirli olmayan" anlamına gelmemekte, aynı zamanda "iyi, doğru ve haklı" anlamlarına da gelmektedir.
Hitit Uygarlığı’nın asıl izleyicileri olan Galat’lar, tek tanrılı bir dine sahiptirler ve Hititlerin politeistik dinine yabancıdırlar. Galat’lar Hititlerin yerleştikleri yüksek platoya yerleşip Anadolu’nun yerli halkı ile kaynaşarak Hitit kültürü-nü almışlardır. Galatlarda toplum liderlerini oluşturan sınıfa Drüidler denmektedir. Bu grubun üyeleri herhangi bir hiye-rarşiye bağlı olmaksızın halk arasında yaşayan, onlarla aynı gündelik işleri paylaşan, bilge kişilerdir. Dogma koymamışlardır ve klasik din adamlarına benzemezler. Bir anlamda toplumun vicdanını temsil ettikleri, ahlâki değerleri belirleyip toplumun yönlendirdikleri söylenebilir. Bu bakımdan günümüzün etikçilerine benzetilebilirler.


Anahtar Kelimeler: Biyoetik, Biyoetik tarihi

Turkiye Klinikleri Tıbbi Etik 1997, 5:125-132

E-mail To Friend This Page Printer Friendly Page
 
 
 ARAMA
  
 Ayrıntılı Arama
 GİRİŞ
 Kullanıcı Adı :
 
 Şifre  
   Beni Hatırla
 Şifremi Unuttum
 Kayıt Ol
 
 
 
 
 
 
 
 

Yasal uyarı: Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Ortadoğu Reklam Ve Yayıncılık A.Ş. 'ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site hekimleri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız.