|
|
Tıp Etiği Perspektifiyle " Son Evre"yi Yaşayan Çocuk Ve Ailesine Bakış -süreç Içerisinde Değişenler-
Arın NAMAL*
* Dr., İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi AD, ISTANBUL Endüstri toplumlarında çocuk ölümleri karşısında duyulan yas, başka yasların çok ötesinde bir boyutta yaşanır. Yaşam koşullarındaki iyileşme ve tıbbın sağladığı olanaklarla çocuk ölümleri bu toplumlarda son derece nadir yaşanır hale gelmiştir. Ölüm, çocukluk ve gençlik süreçlerinin dışına itilmiş, yaşlılıkta, özellikle de 70 yaş civarında yoğunlaşmaya başlamıştır. Böylesi bir zeminde "İnsanlar yaşlandıklarında ölür" inancı yaygındır.Oysa, -çok eskilere gitmeden- örneğin Alman İmparatorluğu'nun kuruluş yıllarında ortalama ömür erkekler için 36, kadınlar için 38 yıldı. Yaşam süresinin bu denli kısa oluşunun nedenleri içerisinde yenidoğan ve çocuk ölümlerinin yüksekliği büyük rol oynuyor, bu yüksek oran beraberinde aldırışsızlığı getiriyordu.Endüstri toplumlarında ölümün toplum dışına itilmesi, tümüyle tıbba havale edilmesi ile bu alanda yaşanan sorunlara karşı körleşilmektedir.Bu uzak duruş, sözkonusu alanda yaşanan etik sorunların özünü oluşturmaktadır. Ayrı bir zorluk taşıyan çocuk ölümlerinde özellikle son evre içerisinde, gerek çocuğun, gerekse ebeveyni ve varsa kardeşlerinin son derece güç bir süreç yaşamakta oldukları farkedilmelidir. Ölümcül tanının duyurulması, bir şeyin farkında olmadığı farzedilen çocuğun sıkıntıları içerisindeki yalnızlaşmış konumu, ebeveynin ve kardeşlerin aynı zorlanış içerisinde oluşları, kaybın ardından da desteklenmelerinin gerekliliği gözardı edilmemelidir.Anahtar Kelimeler: Terminal dönemdeki çocuk ve ailesi, Tarihte ve günümüzde çocuk ölümleri, Etik sorunlarTurkiye Klinikleri J Med Ethics-Hukuku-Tarihi 2003, 11:120-133
|
|
|
|
|