|
|
19. Yüzyilda Türkiye'de Asepsi Ve Antisepsinin Gelişimi Ve Bugününve Geleceğin Türk Tibbi Açisindan Önemi
Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR*, Öztan ÖNCEL**
* Prof.Dr. Dept. of Medical Ethics, Medical School of Uludağ University, BURSA** Prof.Dr. Dept. of Medical Ethics, Medical School of Istanbul University, İSTANBUL Türkler, yaşamlarında hijyenik kuralları uyguladılar. Örneğin, temiz havlu kullanmak ve elleri yıkamak, Göktürkler ve Uygurlar ve diğerleri gibi eski Türk devletlerinde çok önemliydi. Böylece asepsi ve antisepsiye büyük bir önem veriyorlardı. Bulaşma fikri Osmanlı İmparatorluğu döneminde biliniyordu. Örneğin, cüzzamlılar cüzzam hastanelerinde tedavi ediliyorlardı. Türk hekimleri hastalıkların nedenlerine ve onların bulaşıcı özelliklerine de değindiler. Cerrahi operasyonlar Türkiye'de l9. yüzyıla kadar basit uygulamalar şeklindeydi. Sirke, şarap gibi bazı solüsyonları yaraların pansumanında kullanıldılar. l9. Yüzyıl, anestezi, asepsi ve antisepsi alanında Türklerin modern yüzyılıydı. Antisepsi cerrahide fenol ve iyodoformlu pomatlarla sağlanırdı. Modern antisepsi ve asepsi metodları ilk kez l884 ? l892'de uygulandı. Aseptik dönem l892 ? l894 ?de görüldü. Dr. Cemil Topuzlu Paşa modern antiseptik metodları, yeni cerrahi uygulamaları ve anestetik metodları öğrenmek için l887'de Paris'e gönderildi ve l890'da Türkiye'ye döndü. Dr. Topuzlu İstanbul'da Haydarpaşa Hastanesi'nde operatör olarak görev yaptı ve yeni antisepsi metodlarını uyguladı. Fenolle yaraları dezenfekte etti. Gülhane Tıp Okulu'nda doçent oldu ve 50 yataklı klinik kurdu. l894'de operasyonlarını aseptik metodlarla uyguladı. Ayrıca, operasyonlarında lastik eldiven, pamuk maske ve otoklav kullandı. Bu dönem Türkiye'de cerrahinin gelişiminin üçüncü dönemidir ve modern cerrahinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu bildiride, Türkiye'de l9. Yüzyılda asepsi ve antisepsinin gelişimi belirtilir ve bugünün ve geleceğin Türk tıbbı açısından önemine değinilir.Anahtar Kelimeler: Tıp tarihi, Asepsi ve antisepsi,l9. YüzyılTurkiye Klinikleri J Med Ethics 2002, 10:186-190
|
|
|
|
|